1. Ana Sayfa
  2. Diğer
  3. Dhbt Mezhepler Tarihi Ders Notları

Dhbt Mezhepler Tarihi Ders Notları

Blogging Tips LinkedIn Post Header (4)
1

Mezhepler Tarihi İle İlgili Kavramlar:

-Mezhep: ‘’Bir dinin görüş, yorum ve anlayış ayrılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri’’ diye tanımlanır. İlk dönemlerde ‘’fırak’’ kavramı kullanılmıştır.

-Fırka: ‘’İtikadi ve siyasi nedenlerden dolayı ortaya çıkan fikirler ve bu fikirlerin temsilcisi olan şahıslar etrafındaki zümreleşmeler’’ anlamına gelir.

-Fırka-i Naciye: Kurtuluşa erecek fırka anlamına gelir.

-Makale/Makalat: Makale, ‘fırkaların siyasi ve itikadi tartışmalarının, görüşlerinin açıklanması veya savunulması, karşıt fikirlerin reddedilmesi için kaleme alınmış eserlerdir’.

Not: Eş’ari’nin ‘’Makalatu’l-İslamiyyin fi ihtilafi’l-Musallin’’ eseri bu konuda yazılmış ilk eserdir.

-Milel ve Nihal: Milel, ‘vahye dayanan dinler’’ anlamına , Nihal ise heva ile ilişkilendirilerek ‘’nefislerinin arzularına uyan batıl olarak görülen fırkaları’’ ifade etmek için kullanılır.

Makalat/Makale Dönemi Eserleri;

-Fırkalarının fikir ve düşüncelerini yansıtırlar

-Kimin kurtuluşa erdiği ile ilgilenmezler

-En önemli eserleri ‘’ Eş’ari’nin ’Makalatu’l-İslamiyyin fi ihtilafi’l-Musallin’ ‘’

Milel ve Nihal Dönemi Eserler;

-Ehl-i sünnetin fırkai naciye olduğunu söylerler

-Diğer fırkaların görüşlerinin batıl olduğunu söylerler.

-En önemli eserleri ‘’Abdulkahir el-Bağdadi’nin ‘el-fark Beyne’l-Fırak’ ‘’ adlı eseridir.

Mezheplerin Ortaya Çıkış Nedenleri:

        1. Siyasi nedenler; –Halife seçimi/Beni saide sakifesi, -Hz. Osman’ın hilafeti ve sonrasında meydana gelen ihtilaflar.

        2. Kur’an ve sünnetin yorumlanması;

        3. Yabancı unsurların etkisi ve tercüme hareketleri;

Not; Felsefi anlamda ilk tercüme, halife ’Mansur’’ döneminde yapılmıştır. Mantık ilmi Arapçaya tercüme edilmiştir. Mantığı Arapça’ya ilk tercüme eden ’el-Mukaffa’’dır.

Not; Felsefenin sistemli bir şekilde tercümesi ise ’Memun’’ döneminde kurulan ’Betü’-l-Hikme’’ ile olmuştur.

Not: İlk çeviri Hz. Ömer zamanında yapılmıştır. ’Huda-i Name’’ isimli bir eserin çevirisi yapılmaya başlanmış ancak bitirilmemiştir.

        1. İnsanın düşünen varlık olması gerçeği ve sosyal sebepler;

İlk Mezhepler: HARİCİLİK:

*Müslümanlar arasında ortaya çıkan ilk itikadi fırkadır.

*Harciler ‘’La hükme illa illah’’ sloganıyla ortaya çıkmış, Hakem olayı’nı kabul ettiği için Hz. Ali’yi reddetmiş ve belli bir süre sonra itikadi bir boyut kazanmış gruptur.

*Haricilerin üzerinde ittifak ettiği konular şunlardır;

-Halifelik için Kureyşli olma şartı yoktur, bir köle bile halife olabilir.

-Büyük günah işleyen İslam dairesi dışına çıkmış olur.

-Hakem olayını kabul edenler kafir olmuşlardır.

Not: Hariciliğin en belirgin özelliği taassup sahibi olmaları, zühde, takvaya çok önem vermeleri ve kendi dışındakileri Müslüman kabul etmemeleridir.

*Haricilerin diğer isimleri;

-Şurat -Marika -Muhakkime

-Vaidiyye -Haruriyye

*Harici fırkalar;

-Haruriye -Ezarika -Necadat -Sufriyye

-Acaride -Sealibe -Beyhesiyye -İbaziyye

Not; Haricilik denince ilk akla gelen ‘’büyük günah işleyenlerin kafir olduğu’’dur.

MÜRCİE:

*Büyük günah işleyenin fasık olduğunu, ancak ahiretteki durumunun Allah’a bırakılması gerektiğini kabul eden şahıs veya grubun adıdır.

Not: Mürcie, büyük günah işleyenlerin ahirette cezalandırılıp, cezalandırılmayacağı konusunda bir görüş belirtmediği in ‘’Şükkat/şüpheciler’’ diye isimlendirilmişlerdir.

*Emevi ve Abbasi yönetimleri Haricilerin yayılmasına karşı Mürcie mezhebini desteklemişlerdir.

*Mezhep, Türklerin İslamlaşmasında önemli bir rol oynamıştır.

Not; Mürcie denince ilk akla gelecek olan ’günah işleyenlerin akıbetlerinin Allah’a havale etmeleridir.’’

MUTEZİLE:

*Hicri II. Asrın başlarında Basra’da ortya çıkmıştır.

*Mutezile ‘’Vasıl b. Ata’’nın hocası Hasan-ı Basri’nin ders haklasından ayrılmasıyla oluşmaya başlamıştır.

*Mutezili alimler nakli, akli prensipler ışığında yorumlayarak Seleften farklı bir metot getirmişlerdir. Bu metot ile kelamı ilk defa sistemleştirmişlerdir.

Not: Mutezile kendisini tevhid ve adalet ehli olarak tanımalamaktadır.

*Mutezile’nin beş temel ilkesi;

-Tevhid; -Adalet -Va’d ve vaid

-el-Menzile beyne’l menzileteyn -Emr bi’l-ma’ruf nehy ani’l-münker

*Belli başlı temsilcileri şunlardır;

-Vasıl b. Ata

-Amr b. Ubeyd

-Ebu’l-huzeyl el-Allaf

-İbrahim en-Nazzam, ‘’kumun ve tafra teorilerini ortaya atmıştır.

Kumun teorisi; Cisimlerin birbirleriyle iç içe bulunmaları, bazı şeylerin bazı şeylerde gizlenmesi.

Tafra teorisi; Herhangi bir cisim, bir noktadan diğer bir noktaya, aradaki mesafeyi kat etmeksizin sıçrama (tafra) ile ulaşabilir.

ŞİA VE İLK Şİİ FIRKALAR:

*Şia, ‘’Zeyd b. Ali’yi yüzüstü bırakıp öldürülmeye terk edenler’’ anlamında ‘’Rafazı’’ olarak isimlendirilmişlerdir.

*Şiiler, imamet konusunu inanç esaslarından biri olarak kabul ederler.

*Şiiliğin ortaya çıkışını Hz.Peygamber dönemine kadar götüren Şii kaynaklarda ki delillerden bazıları

Şunlardır;

-Gadir-i Hum Olayı; Hz. Peygamber veda haccından dönerken Gadir-i hum bölgesinde ‘’ ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır’’ diyerek Ali’nin imametini ilan etmiştir.

-Kırtas Olayı; Hz. Peygamber vefatından önce kağıt kalem istemiş Şiilere göre Hz. Peygamber, Hz.Ali’nin imametini vasiyet edecekti.

-Sakaleyn Hadisi; Hz. Peygamber va haccında insanlara ‘’size sımsıkı sarıldığınız müddetçe

saptırmayacağınız iki emanet bırakıyorum, Bunlar Kur’an ve ehl-i beytimdir’’. Bu hadis sakaleyn hadis olarak bilinir. Şia’ya göre bu hadis Hz. Ali’nin imametinin delilidir.

-Tathir ayeti;

*Şiiliğin ana kolları şunlardır;

-Zeydiye -İsmailiye -İsna Aşeriye-İmamiye

Not: Şia denince ilk akla gelen ‘’imametin nass ile belirlendiği’’ ve bunun da Ali ve çocuklarının hakkı olduğudur.

          1. İMAMİYE/İSNA AŞERİYE;

*Günümüzde Şiiliğin en büyük temsilcisi olan fırkadır.

*İmamiye mezhebini diğer isimleri;

-Caferiyye -Ashabu’l İntizar -Rafıza/Rafıziye

*Şiiliğin ilk tezahürleri ‘’Cafer’-i Sadık’’ döneminde görülmüştür.

*İmamiyye’nin Usul-u dini beş esas üzerine kurulmuştur;

-Tevhid -Nübüvvet -İmamet

-Mead -Adalet

*Şii İmamiyye’nin diğer görüşleri;

Reca; Ahir zamanda mümin veya kafir bir takım kişiler dünyaya geri döndürüleceklerdir.

-Mehdi;

Beda; Allah’ın belli bir biçimde vuku bulacağını haber verdiği bir şeyin daha sonra farklı şekilde gerçekleşmesidir.

-Takiyye; -İbadetler

-Muamelat Tevella-Teberra

Not: Humus’’ zekata bedel olarak, peygambere ve akrabalarına/ehl-i beyte verilerek yerine getirilen mali bir yükümlülüktür.

          1. ZEYDİYYE:

*Zeynel Abidin’nin torunu ‘’Yahya’’yı imam kabul edenlerin mezhepleridir.

*Carudiyye, Süleymaniye ve Betriyye gibi fırkalara ayrılmıştır.

Not: Zeydiyye, Ehl-i sünnet’e en yakın Şii mezheptir.

*Zeydiye’ye göre büyük günah işleyenler ‘nimet küfrü’ içindedirler.

          1. İSMAİLİLİK:

*Şia’nın altıncı imamı olan Cafer-i Sadık’tan sonra oğlu İsmail’in ve onun soyundan gelenlerin hakkı olduğunu savunanlara denir.

*İsmailiye mezhebinin diğer isimleri;

-Karamita -Batıniyye -Talimiyye -Seb’iyye

Not: İsmaililikte ilk akla gelecek olan dinin anlaşılmasındaki zahir ve batın ayırımıdır.

CEBRİYYE:

*İnsanlara ait fiilerin oluşmasında kulun seçim hakkının ve kudretinin bulunmadığını, tek failin Allah olduğunu savunanları ifade etmek için kullanılır.

*Mezhebin öncüleri ‘’Cehm b. Safvan ve Ca’d b. Dirhem’’dir.

*Belli başlı kelami görüşleri;

-İman ilim ve marifetten ibarettir.

-Kur’an ve sünnet’te varid olan tüm isim ve sıfatları inkar ederler.

-Cennet ve cehennem geçicidir ebedi değildir.

-Ahiret’te Allag’ı görmek, mümkün değildir ve ahirette şefaat söz konusu değildir.

-Kabir azabı yoktur.

Not: Cebriye denince ilk akla gelecek olan ’İnsanın özgür iradesinin olmadığıdır.’’ İnsan rüzgarın önündeki kuru yaprağa benzer.

KADERİYYE:

*Kurucuları ‘’Ma’bed el-Cüheni, Gaylan ed-Dimeşki ve Katade’’dir.

*Görüşleri;

-Allah’ın ezeli bir sıfatı yoktur.

-Allah’ın gözle görülmesi imkansızdır.

-İmam Kureyşten olmak zorunda değildir.

-Allah’ın kelamı hadistir.

-Allah kullarının fiillerini yaratan değildir.

Not: Kaderiyye denince ilk akla gelecek olan ‘’İnsana özgür irade vermeleridir.’ İnsan kendi fiillerinin yapıcısıdır.

SIFATİYYE:

*Allah’a sıfat nispet eden bütün fırkaları içeren şemsiye bir terimdir. Aynı anlamda ’Ehl-i İsbat’’ ve ‘’Müsbite’’ tabirleride kullanılır. Sıfat nispetini red edenlere ‘’Müfat ve Muattıla’ adı verilmiştir.

*Sıfatiyye’nin içindeki erken dönem fırkaları şunlardır;

Ashabu’l-hadis; Allah’ın sıfatlarını konu edinen müteşabih nassları lafzi ve zahiri anlamları ile alarak kabul edenlerdir.

Küllabiye; Allah’ın isim ve sıfatlarının zatı ile beraber kadim olduklarını savunanlardır.

Müşebbihe ve Mücessime; Allah’ı yaratıklara veya yaratıkları Allah’a bezneten yahut bu sonuçları doğuran inançları benşmseyenler’’dir.

Kerramiye; Allah arşa mekan tutmuştur dolayısıyla o cisimdir fakat bilinen cisim gibi değildir görüşünde olanlardır.

EHL-İ SÜNNET:

*İlk dönemlerde tek bir halife yada başkan etrafında bir araya gelen bütün Müslümanları, çoğunluğu ifade etmek için ‘ es-sevadu’l-a’zam’’ ismiyle anılmıştır.

Not: ’Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaa’’ şeklinde kullanıma ilk defa ‘’Ebu Leys es-Semerkandi’’ tarafından kaleme alınan ‘’Şerhu’l-Fıkhu’l-Ekber’’ isimli eserde rastlanılmaktadır.

*Ehl-i Sünnetin ortaya çıkışında etkili olan en önemli şahsiyetlerin başında ’İmam-ı Azam Enbu Hanife’’

gelir.

*İmam-ı Azam’dan sonra Ehl-i Sünnetin oluşmasında öncülük edenler ‘’Selefiyye/Ehl-i Sünneti Hassa’’ ve

Halefiyye/Ehl-i Sünneti Amme’’ olmak üzere iki kısma ayrılmışlardır.

*Selefiyye/Ehl-i Sünneti Hassa;

-Naslardan yararlanmışlardır.

-Te’vil’den, akıl ve felsefeden uzak durmuşlardır.

-En önemli temsilcileri ‘’Ahmed b. Hanbel’’dir.

*Halefiyye/Ehl-i Sünneti Amme;

-Aklı ve nakli kullanmışlardır.

-Te’vil ve felesefeyi kullanmışlardır.

-En önemli temsilcileri ‘’İbn Küllab, Kalanisi, Muhasibi’’ dir.

*Selef metedonun esasları şunlardır;

-Takdis -Tasdik -İtiraf-ı Acz -Sükut

-İmsak, kapalı naslar hakkında te’vil ve tefsirden kaçınmak, zihni kapalı dili bağlı tutmak.

Keff, kalbi müteşabih konularla meşgul etmemek, onlar üzerinde düşünmemek.

-Ma’rifet ehline teslim olmak

Not: Ahmed b. Hanbel ‘’Kur’an’ın mahluk olmadığını’’ söylediği için Abbasiler döneminde ‘’Mihne’’

denilen işkence, hapis ve eziyetlere maruz kalmıştır.

Ehl-i Sünnet İçindeki Metot Farklılıkları;

*Rey Ekolü;

-Kufe’de orataya çıkmış ve akla önem vermişlerdir.

-Çoğunluğu mevali kökenlidir ve Murcie ile bağlantıları olduğu belirtilmiştir.

-En önemli temsilcisi ‘’İmam Azam’’dır.

*Hadis Ekolü;

-Nakle önem vermişlerdir.

-Zorunlu olmadıkça akıl ve rey kullanılmamıştır.

-En önemli temsilcileri ‘’Ahmet b. Hanbel’’dir.

EŞ’ARİ VE EŞ’ARİ KELAM EKOLÜ:

*Ehl-i sünnet kelamının sistematikleşme sürecinin en önli siması ‘Eş’ari’’dir.

*Eş’ari, Bağdatta 875’te doğmuş ve Basra’da 936’da vefat etmiştir.

*Eş’ari’nin eserleri; ‘’el-İbane’’, ‘’el-Luma’’, ‘’Makalatu’l İslamiyyin’’, ‘’et-Tebyin’’

*Eş’ari’nin başlıca temsilcileri Şunlardır;

Ebu Bekr el-Bakıllani;

-Aristo mantığını kullanmıştır.

-Eserleri; ‘’et-Temhid’’, ‘’İnsaf’’, ‘’Beyan’’, ‘’İcazu’l-Kur’an’’

İbni Fürek;

-Akılcı ve aşırı derecede te’vilci olarak bilinir.

-En önemli eseri ‘’el-Mucerred’’

Ebu İshak el-İsferani;

-Eserleri; ‘’Usulu’d-Din’’, ‘’el-fark beyne’l Fırak’’

İmam’ul Harameyn el-Cüveyni;

-Eserleri; ‘’eş-Şamil fi usuli’d-din’’, ‘’Kitabu’l-irşad’’

*Eş’ariliğin Temel Görüşleri;

İnsan müstakil bir cüz’i iradeye sahip değildir, iradeyi insanda yaratan Allah’tır.

-Allah insanın güç yetiremeyeceği bir şeyi yapmasını isteyebilir ve onunla mükellef kılabilir.

-Nebi olmak için erkek olmak şart değildir, kadınlarda nebi olabilir.

-Allah’ın fiilleri hikmetli ve bir sebebe bağlı olmak zorunda değildir.

-Kafirler iman etmekle yükümlü oldukları gibi, ibadet etmeklede yükümlüdürler.

-İrtidat eden kimse tekrar İslam dinine dönerse amelleri de geri döner.

-Umutsuzluk/Ye’s halinde yapılan tövbe geçerli değildir.

-İman artar ve eksilir.

-İmanda istisna yapılır.

MATURİDİLİK:

*Maturidilik, İmam Maturidi ile başlamış O’nun kelami görüşlerini benimseyen alimler tarafından geliştirilmiştir. Selçuklu ve Osmanlı döneminde onların itikadi mezhebi olmuştur.

*Maturdi’ye göre dine ait bilginin kaynakları şeriat ve akıldır. Mutezile mezhebi gibi akıla fazla yer vermiş

*Maturidi düşünce sisteminde semantik/anlam bilimi önemli bir yer tutar.

Not: Maturidi’nin eserlerinden ‘’Ktabu’t-Tevhid’’ ve ‘’Te’vilatu’l-Kur’an’’ kelam düşüncesi ve Türk düşüne tarihi açısından önemi büyüktür.

*Belli başlı temsilcileri;

Ebu’l Mu’in Nesefi;

-Maturidi ekolünün gelişip belirgin hale gelmesinde en büyük paya sahip olan kişidir.

-Eserleri; ‘’Tabrisatu’l Edile’’ , ‘’Bahru’l Kelam’’, ‘’et-Temhid’’

Ömer Nesefi;

-Maturidi akidesinin yaygınlaşmasındaki en önemli kişidir.

Nureddin el-Sabuni , İbn-i Hümmam , Hızır Bey , Kemalüddin Beyazi

*Maturidiliğin Temel Görüşleri;

-İnsan’da müstakil bir cüz’i irade vardır.

-Allah’ın kendisiyle ve fiillerini gerçekleştirdiği bir Tekvin sıfatı vardır.

-Allah insanın güç yetiremeyeceği bir sorumluluk yüklemesi caiz değildir

-Peygamber olmanın şartlarından biride erkek olmaktır.

-Allah’ın fiilleri bir hikmete ve bir sebebe dayanır.

-Kafirlerde iman etmekle yükümlüdürler, ibadetle değil bunun için ayrıca ceza görmezler.

-İrtidat eden kimse tekrar İslama dönerse amelleri geri dönmez.

-Umutsuzluk/Ye’s halinde yapılan tövbe geçerlidir.

-İman artmaz ve eksilmez.

-İmanda istisna olmaz.

NUSAYRİLİK:

*Muhammed b. Nusayr en-Nemiri tarafından kurulmuş, Hüseyin b. Hamdan el-Hasibi tarafından sistemleşitirilen aşırı/gulat bir Şii fırkadır.

*Gizliliğe çok önem vmektedirler, bundan dolayı çok uzun bir süre bu fırka ile ilgili fazla bir bilgi alınamamıştır.

Not: Nusayriliğin tarihi hakkında kendileri tarafından yazılmış en önemli eser 1920 yılında ’Muhammed Emin Galip’’ tarafından kaleme alınan ’et-Tavil’’ adlı eserdir.

*Nusayriler üç gruba ayrılmışlardır;

-Şimaliye -Haydariyye -Kilaziyye

*Nusayrilerin İnanç Esasları;

-Nusayrilerin inanç esasları Hamdan el-Hasibi tarafından kaleme alınan ‘’Kitabu’l Mecmu’’ isimli eserde anlatılmaktadır. Bunlar;

-Allah’ın iki yönü vardır. Bunlar ‘’Lahuti/İlahi’’ ve ‘’Nasuti/Beşeri’’ yönleridir. Allah bilinmek ve tanınmak için beşeri kılığına girmiş, Hz. Ali’nin şahsında zuhur etmiştir.

-Nusayrilere göre Ali zahirde ‘’imam’’ batında ise ‘’ilah’’tır.

Not: Nusayrilikte sır mezhebin en önem verdiği hususlardandır. Kadınlar sır saklayamayacak kadar zayıf olduklarından dolayı hiçbir dini sorumlulukları yoktur. Bundan dolayı ‘’masum’’ gördükleri Fatma’nın

ismini söylemez onun yerine ondan ‘’Fatır’’ diye bahsederler.

-Gökteki yıldızlar melektirler. Bundan dolayı yıldızlarda kutsaldır.

-Namaz, dua’dır. ‘’Ali, Muhammed ve Selmanı yüceltiriz’’ diyerek namazı yerine getirmiş olurlar.

-Oruç, dini sırların başkalarına ifşa edilmemesidir.

Not: Nusayriler mezhep dışından kız alıp vermezler. Evlilikleri kendi içlerinde yaparlar.

*Nusayrilikte Din işlerini yürüten sınıflar;

Büyük şeyh, İnsan üstü kudretli olduğuna inanılan kişidir.

Şeyh, Cemaatin manevi önderleridir. Şeyhler toplu namazı yönetirler.

-Nübev, şeyhlere vekalet edenlerdir.

-İmamlar,

*Nusayrilikte mezhebe giriş;

-Kadınlar dışındaki herkes mezhebe girmek zorundadır. Nusayrilikte mezhebe giriş üç aşamada gerçekleştirilmektedir; ‘Meşveret cemiyeti, Mekik cemiyeti, Yeni hayata davet merasimi’

DÜRZİLİK:

*Fatımilerin altıncı halifesi Hakim Biemrillah döneminde veziri ’Hamza b. Ali’’ tarafından kurulmuştur.

*Dürzilik, ’Önceki bütün dinlerin yanlış kabul ederek, Hakim Biemrillah’ın uluhiyetine inanan’’ fırkanın adıdır.

*Dürziliğin teşekkülü iki aşamadadır, ‘’Keşf dönemi’’, ‘’Uluhiyeti İlan dönemi’’

*Dürziliğin diğer isimleri;

-Muvahhidun -Ehlü’t-Tevhid -Benu Maruf

*Dürzilerin inanç esasları;

-Allah’ın ‘’Lahuti/İlahi’’ ve ‘’Nasuti/Beşeri’’ yönlerinin olduklarına inanmaktadırlar.

-Ölümden sonra ruhun ‘’gömlek değiştirir gibi’’ başka bir bedene geçtiğine inanılmaktadır.(Tekamüs)

-Dürzilikte tek evlilik esastır.

-Yedi esasları vardır.

ALEVİLİK/BEKTAŞİLİK:

*Hz. Ali’yi en üstün sahabe olarak gören, Muhammed as’dan sonra O’nun nass ve tayin ile imam olduğuna inanlardır.

*Osmanlı döneminde ‘’Kızılbaş’’ ve ‘’Rafizi’ diye isimlendirilen bu dini ve mistik yapı 19. Yy’dan itibaren ‘’Alevi’’ ismiyle yaygınlık kazanmıştır.

*Alevilik/Bektaşilik inanç esalarının oluşmasında;

-Gök tanrı inancının

-Şamanist/Kamlık geleneğinin

-Tasavvuf unsurlarının

-Şii Batını/ismaili unsurlarının

-Hurufiliğin ve Şii İmamiyye’nin anlayışlarının etkileri vardır.

Not: Alevilikte ahiret inancı ile ilgili en önemli konu kul hakkı’dır. Üzerinde kul hakkı olan kişi ‘’düşkün’’ kabul edilir. Ölen kul hakkı dışındaki günahları affolunur.

Not: Alevi/Bektaşilikte fakirlerle yardımlaşmda bazı uygulamalar vardır. ’Hakkullah/lokma’’ adıyla yapılan bu uygulama buna örnektir.

*Alevilikte adab ve erkan ‘’İnsan-ı Kamil’’ olmak için uyması gereken kuralları kapsar. Bunun için her Alevi bir mürşide bağlanıp ‘’Dört kapı-Kırk makamı’’ bilip uygulamalıdır.

Dört Kapı;

-Şeriat -Hakikat -Tarikat -Marifet

*Cem ritüeli, Alevi/Bektaşilik erkanının temsilini oluşturmaktadır. Cem, miracı ve kırklar meclisini sembolize ederken, Semah ise, kırklar meclisindeki canların hak aşkı ile dönüşlerini anlatır.

*Alevilik/Bektaşilikte Cem çeşitleri;

-İkrar cemi (Bektaşiliğe has tek cemdir)

Musahiplik erkanı

-Görgü erkanı

-Abdal Musa erkanı

-Baş okutma cemi

-Muharrem erkanı

-Dardan indirme erkanı (lokma cemi)

-Düşkünlük erkanı

-İrşad cemi

-Koldan kopan erkanı

YEZİDİLİK:

*Yezidilik tarhinde en önemli kişi mezhebin oluşumunun kendisine dayandırıldığı ’Adiy b. Musafir’’dir. Not: Yezidiler, Şeyh Adiy’nin Tanrının meleği ve Yezidilerin mürşidi olduğuna inanırlar. Şeyh Adiy, yaşlı bir çiftin çocuğu olarak mucizevi bir şekilde dünyaya gelmiştir. Şeyh Adiy kendilerine gönderilen bir

peygamber olduklarına inanırlar.

Yedizi kitapları;

-Mushaf-ı Reş

-Kitabu’l-Cilve

*Yezidiler üç büyük meleğin varlığını kabul ederler. Bunlar;

Melek tavus

-Şeyh Hadi

-Sultan Yezid’tir.

Not: Yezidilikte Melek Tavus hem Cebrail hem de şeytan diye anılmaktadır.

Not: Yeryüzünün yaratılışında Laleş’in özel bir yeri vardır. Tanrı Laleş’i özel olarak yaratmıştır.

Not: Melek Tavus ‘’Yezid b. Muaviye’’ ve ‘’Adiy b. Musafir’’ şeklinde zuhur etmiştir.

*Yezidi inancına göre Melek Tavus ‘’tavus kuşu’’ ve ‘’horoz’’ şeklinde tavsir edilmiştir. Bu heykellere de ‘’sancak/sanacik’’ denilmiştir.

-Yezidiler öldükten sonra dirilmeyeceklerdir. Öldükten sonra beden yok olacakken ruh ölümsüzdür. Başka bedene geçerek varlığını devam ettirir. (Tenasüh)

-Namaz güneşe doğru dönerek bazı duraları okumak suretiyle olur.

-Hac vazifesi Laleş’te Şeyh Adi’nin türbesine ziyaretten ibarettir.

-Bayramları; ‘’Sare Sale’’, ‘’Cemai Bayramı’’, ‘’Yezid bayramı’’ ,’’Bülende bayramı’’

*Din Adamları kendi aralarında çeşitli sınıflara ayrılırlar;

Mir/Emir -Şeyhler -Pirler -Fakirler -Peşimamlar -Kavallar -Köçekler

VEHHABİLİK:

*Muhammed b. Abdilvehhab tarafından kurulan dini ve siyasi bir harekettir.

*Vehhabiliğin isimleri;

Haricilik -Vahhabilik -Muvahhidun

  • Muhammed b. Abdilvehhab’ın fikirlerinin oluşmasında; Ahmed ibn Hanbel, Hanbeli alimleri, İbn Teymiyye, İbn Kayyım el-Cezviyye etkili olmuştur.

*Vehhabiliğin Görüşleri;

-Allah’a ibadet etmek, Tağut’tan uzak durmak şeklinde tanımlanan tevhid inançları vardır.

-Şefaat etme ve şefaate izinverme yetkisi Allah’a aittir. Başka kimseden şefaat istenmez.

-Kitap ve sünnette olmayan herşey bid’at’tir.

Not: Vehhabilere göre, bid’at’lerin başında mezar ve türbe ziyaretleri gelir. Mezar ve türbeleri yıktıklarından dolayı ’mabed yıkıcılar’’ ismini almışlardır.

-İman kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve amelden oluşur. İman artar ve eksilir.

-Ameller tevid’in bir parçası olarak görürler.

BABİLİK/BAHAİLİK

*Babailik/Bahailiğin temelleri 18. Asırda oluşan Şeyhilik hareketi oluşturmaktadır.

Şeyhilik; Ahmet el-Ashai tarafından kurulmuş ve onun tarafından geliştirilen ’kamil insan’’ teorisi çerçevesinde gelişmiştir.

*Babiliğe liderlik yapan kişiler;

*Ahmet el-Ashai; Babiliğin kurucusudur. Babiliğin temeli el-Ashai’nin kurduğu şeyhilik hareketine dayanır.

Kazım Reşit;

Mirza Ali Muhammed; Kendisini ‘’Bab’’ , ‘’beklenen mehdi’’ ve ‘’peygamber’’ olduğunu ileri sürmüştür. ’el-Beyan’’ ismiyle kaleme aldığı eseri yeni kutsal kitap olarak nitelendirmiştir.

Mirza Yahya Nuri;

*Mirza Hüseyin Ali ve Bahailik; kendisini ‘’Bahaullah’’ olarak isimlendirmiş ve Bahailiğin kurucusu olmuştur.

*İnanç esasları şöyledir;

-İslam son din değil, Muhammed as’da son peygamber değildir. O nebilerin sonuncusudur.

-Dünyanın son bulması söz konusu değildir. Kıyamet kopmayacaktır.

Hurufilik bahai inanınca kutsal bir yere sahiptir.

Not: 19 sayısı Bahailikte kutsaldır. Buna göre Bab’a iman eden ilk 18 kişiye ’Huruf-u Hayy’’ denir. 19. Kişi ise Bab’ın kendisidir.

*Kutsal Kitapları;

-el-Beyan , Mirza Ali Muhammed -el-İkan , Bahaullah Mirza Hüseyin Ali

-el-Akdes , Mirza Hüseyin Ali Kelimat-ı Maknune , Mirza Hüseyin Ali

-Terazat

*’’Meşriku’l-Envar’’, adıyla dokuz cepheli olarak kurulan ve dünyanın yedi kıtasında bulunan yapılar, Bahailiğin ana mabetlerini oluşturmaktadır.

*Bahailiğin İdari Yapısı; ‘’Umumi adalet evi’’, ‘’Mahalli ruhani mahfiller’’, ‘’Milli ruhani mahfiller’’

KADİYANİLİK:

*Mirza Gulam Ahmed tarafından 19.yy sonlarına doğru Hindistan’da kurulmuş dini bir harekettir.

Not: Bu hareket Mesihlik, Mehdilik ve Nebilik iddiaları üzerine bina edilmiştir.

*Diğer isimleri;

-Mirzaiyye -Kadiyaniyye -Ahmediyye

*Mezhep mensupları kendilerini tanımlarken hareketlerini ‘’mezhep’’ olarak isimlendirmezler.

Kendilerinden ’Ahmediyye Harekatı’’ olarak bahsederler. Çünkü onlara göre İslam’da mezhep yoktur.

*Kadiyanilğin kolları;

-Kadıyan Ahmedileri -Lahor Ahmedileri

*Görüşleri;

-Müceddidlik, Gulam Ahmed ’Berahin-i Ahmeddiye’’ adlı eserinde kendisinin 14. Yüzyıl müceddidi olduğunu ileri sürmüştür.

-Mesihlik iddiası -Mehdilik iddiası

-Nebilik iddiası -Krişna-Avatar iddiası

Not: Gulam Ahmed, kendi nebiliğini birtakım kelimelerin ardına sığınarak açıklamaya çalışır. Bunlardan en fazla dikat çekeni ‘’muhaddes’’ kavramıdır. ‘’Muhaddes’’, Allah’la konuşan, Nebilik iddiasını ilan

etmek zorunda olan ve reddedenlerin cezaya çarptilacağı kimsedir.

MEHDİLİK:

*İslam’da ahir zamanda geleceğine ve İslam’ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine inanılan kişidir.

*Mehdi nitelemesi ilk defa ‘’Hassan b. Sabit’’in bir şiirinde Peygamber’e yönelik olmuştur.

*Mehdi kelimesinin terimleşerek bir inanç konusunda dönüşme süreci oldukça erken dönemde başlamış ve tespit edildiğine göre ilk defa ‘’Abdullah b. Sebe’ ‘’ mensupları, Hz. Ali’nin ölmediğini ve kıyametin kopmasından önce dünyaya dönüp zulümle yeryüzüne adaleti hakim kılacağını ileri sürmüştür.

*Mehdilik ilk defa ‘’Keysaniyye’’ tarafından I. (VII.) yy’ın ikinci yarısında ortaya atılmış ve diğer Şiiler’e intikal ederek Müslümanlar arasında yayılmaya başlamıştır.

En faziletli sadaka bir Müslümanın ilim öğrenmesi, sonra da onu Müslüman kardeşine öğretmesidir.” (Sünen-i İbn-i Mace) diyanetbilgi.com

Yorum Yap

Yorum Yap