1. Ana Sayfa
  2. DHBT-2
  3. Dhbt Kur’an Tefsir Özet Ders Notları
Trendlerdeki Yazı

Dhbt Kur’an Tefsir Özet Ders Notları

En Kaliteli Dhbt Ders Notları

Blogging Tips LinkedIn Post Header (1)
5

DHBT KUR’AN MUHTEVASINI ANLAMA / TEFSİR

Kur’an’ın Tarihi:

*Vahyin gönderiliş amacı; inşaların inançlarını düzeltmek, ahlakını güzelleştirmek, dünya hayatlarını düzene koymak ve bu sayede ebedi saadetlerini kazandırmaktır.

Metluv vahiy, Kur’an Mushaflarında yazılı bulunan ve tilavet edilen vahiy.

-Gayrı metluv vahiy, Peygamber a.s.a ait hadis ve sünneti kapsar.

*Alak suresinin ilk beş ayetinin nüzulünden sonra vahiy bir müddet kesilmiştir bu döneme ‘fetretu’l- vahiy’’ denir.

 dhbt Not: Fetret döneminden sonra gelen ilk vahiy Müddessir suresinin ayetleri olmuştur.

Not: Uzun bir zamandan sonra ikinci bir kesinti Duha suresinin nüzulünden önce yaşanmıştır.

*Kur’an’ın parça parça indirilmesi Arap dilince ’Tencimu’l-Kur’an’’ terimiyle ifade edilmiştir.

*Kur’an’ın toplu olarak değil peyderpey, parça parça indirilmesi Kur’an’da ‘’tenzil’’ kavramıyla ifade edilir.

*Vahiy katiplerinin ayetleri yazdıkları malzemeler;

-Kemik (azm) -Deri (edim) -Yaprak taşlar (lihaf) -Seramik parçaları (hazef)

-Tahta (kateb) -parşömen(rakk) -Papirüsler -Hurma dalları (asib )

Not: Mekke’de ilk vahiy katipliğini ‘’Abdullah b. Sa’d b. Ebi Sarh’’, Medine’de ise, ‘’Ubeyd b. Ka’b’’

yapmıştır. Ondan sonra Zeyd b. Sabit bu görevi devamlı sürdürmüştür.

*Birinci halife Ebu Bekir döneminde yalancı peygamber Müseyleme’ye karşı 633 yılında yapılan

‘’Yemame Savaşı’’nda birçok hafız sahabinin şehit düşmesi üzerine Hz. Ömer halifelik makamında olan Hz. Ebubekir’e durumun önemini anlatarak Kur’an’ın bir araya toplanması gerekliliği konusunda onu ikna etmiştir.

*Zeyd b. Sabit’in Kur’an’ı toplama işiyle görevlendirilmiş olmasının nedenleri olarak şunlar

sunulmaktadır;

  • Özel görevlendirilmiş bir vahiy katibi olması

-Zeka ve hafızasıyla ün yapmış olması

-Kur’an’ın bütününü ezbere biliyor olması

-Resulullah as.ın Cebrail ile yaptığı son mukabeledeki son arzada kendisinin de bulunmuş olması

-Hakkında hiçbir şaibenin olmaması.

dhbt Not: Kur’an’ın toplanması esnasında ’Tevbe suresi’’nin son iki ayetini sadece ’Huzeyme b. Sabit’’in yazmıştır. Ayetin yazılışına Huzeyme’den başka şahit bulunmamıştı. Bu sırada Resulullah’ın

‘’Huzeyme’nin şahitliği iki kişinin yerine’’ geçer hadisi nedeniyle bu ayetler mushafa alınmıştır.

*Kur’an’ın cem edilmesi yaklaşık bir yıl kadar sürmüş ve Kur’an’ın toplandığı kitaba ’Abdullah b. Mes’ud’’un teklifiyle ’Mushaf’’ adı verilmiştir.

*Hz. Osman, Hafsa validemizin elindeki ‘’Mushaf’’ı çoğaltarak belli başlı merkezlere göndermeye karar vermiştir. Çoğaltma işi için yine başkanlığını Zeyd b. Sabit’in yaptığı, Abdullah b. Zübeyr, Said b. As ve Abdurrahman b. Haris b. Hişam’dan oluşan bir heyti görevlendirmiştir.

*Heyet arasında sadece ‘’Bakara/248.ayet’’te geçen ‘’ettabut’’ kelimesinin sonundaki ‘’te’’ harfinin yuvarlak mı yoksa açık/uzun ‘’te’’ ile mi yazılacağı konusunda ihtilaf çıkmıştır.

*Çoğaltılan Kur’an nüshası‘’Medine(imam Mushaf), Mekke, Şam, Kufe, Basra, Yemen, Bahreyn’’e gnderildi

*Kur’an’ın noktalanması ve harekelenmesi ilk olarak, Irak valisi ’Ziyad b. Sümeyye’’ nin ’Ebu’l Esved ed- Düeli’ den yardım istemesiyle başlanmıştır.

*Günümüzde kullanılan harekeleri ve diğer noktalama işaretlerini ‘’Halid b. Ahmed’’ geliştirmiş ve bu çalışmalara son şeklini vermiştir.

*Kur’an’ın diğer isimleri;

-Kitab

-Burhan

-Furkan

-Zikr

-Nur

-Mev’iza

-Şifa

-Hüda

-Beyan

-Kelam

-Ruh

-Rahmet

-Tenzil

-Büşra

 

Ayet:

*’iz, açık işaret, burhan, emare, ibret, nişane, şaşırtıcı iş, mucize’’ anlamlarına gelmektedir.

*Ayetlerin son kelimesi, iki ayeti bir birinden ayırdığı için ‘’fasıla’’, fasılanın son harfine de ‘’harfu’l- fasıla’’ denilmektedir.

*Ayetlerin tertibi tevkifidir, yani vahye dayanmaktadır.

*Kur’an’ın en uzun ayeti müdayene ayeti denilen Bakara/282. Ayettir.

*Son inen ayet rivayetlerin çoğunluğuna göre Bakara/281. Ayettir. Bu ayet nazil olduktan sonra Resulullah 9gece yaşamıştır.

*Tilavet secdesi geçen yerler;

Meryem/58

İnşikak/21

Secde/15

Sad/24 –Araf/206

Fussilet/37 –Furkan/60

İsra/107

Rad/15

Hac/18

Alak/19

Nahl/49 –Necm/62 –Neml/25

(MİSSAFFİRHANE)

       

Sure:

*Fatiha suresi bir bütün olarak nazil olan ilk suredir.

*Bakara ve Al-i İmran surelerine ‘’Zehraveyn’’, Felak ve Nas surelerine ‘’Muavizeteyn’’ denir.

*Surelerin uzunluklarına göre tasnifi;

Tıval, uzun surelerdir.

-Miun, ayetleri yüzden fazla ve buna yakın surelerdir.

Mesani, ayetleri yüzden az olan surelerdir.

-Mufassal, Ayetleri kısa ve besmeleli fasılaları çok olan surelerdir. Bunlar 3’e ayrılır;

–Tıval (uzun); Hucurat’tan Buruc’a kadar

Evsat(orta); Buruc’tan Beyyyine’ye kadar

Kısar (kısa); Beyyine’den sonraki surelerdir.

Not: Kur’an 600 sayfadan oluşmaktadır. 20 sayfadan oluşan her bir bütüne cüz’, bir cüzün dörtte birlik kısmına ‘hizip’ denir.

*Tilavet sırasında mana açısından vakfetmenin gerekli veya isabetsiz olduğu yerleri belirtmek üzere konan işaretlere, bu kaideleri vazeden ‘’Muhammed b. Tayfur es-Secavendi’’ye nispetle ‘’secavend’’ denilmiştir.

Kur’an Sureleriyle İlgili Kısa Bilgiler: 1.Fatiha Suresi:

*Tam olarak inen ilk suredir.

*Ümmü’l-kitap el-Esas, el-Vahiye, Seb’u’l-Mesani, el-Kenz isimleri de vardır.

  1. Bakara Suresi:

*Medine döneminde ilk nazil olan suredir.

*Suretü’l-Kürsi ismi de vardır.

  1. Al-i İmran Suresi:

*Adını 33. Ayette geçen İmran ailesi anlamına gelen lafızdan alır.

*Eman, Kenz, Ma’niyye, Mücadele, istiğfar, Tabiyye isimleri de vardır.

  1. Nisa Suresi: 5.Maide Suresi:

*Maide ‘’sofra’’ demektir.

  • Ukud, Munkize, Müba’sire isimleri de vardır.

  1. En’am Suresi:

*En’am; koyun, keçi, deve, sığır ve manda cinslerini ifade eden bir kelimedir.

*Suretü’l-Hücce ismi de verilmiştir.

  1. A’raf Suresi:

*Yüksek yerler anlamına gelir.

*Misak, Mikat ismi de verilmiştir.

  1. Enfal Suresi:

*Savaş ganimeti anlamına gelir.

  1. Yusuf Suresi:

*Baştan sonra bir kıssayı anlatan tek suredir.

  1. Ra’d Suresi:

*Gök gürültüsü anlamına gelmektedir.

  1. Hicr Suresi:

*Hicr, Semud kavminin yaşadığı Medine ile Şam arasında bir vadidir.

  1. Nahl Sures:

*Bal arısı demektir.

*Niam süreside denilmektedir.

17.İsra Suresi:

  • gece yürümek anlamına gelir.

18. Kef Suresi:

*Elhamdülillah ibaresiyle başlayan beş sureden biridir.

20.Ta-ha Suresi:

*Hz. Ömer’in bu sure vesilesiyle Müslüman oluşu, İslam tarihinin önemli bir olayıdır.

  1. Şuara Suresi:

*Şairler anlamına gelmektedir.

  1. Neml Suresi:

*Karınca demektir.

*Süleyman suresi’de denilir.

  1. Kasas Suresi

*Olaylar, hikayeler anlamına gelir.

34. Sebe Suresi:

*Kur’an’da hamd ile başlayan beş sureden biridir.

36. Yasin Suresi:

*Kalbü’l-Kuran, el-Azime, el-Muımme, el-Müdafi’a, el-Kadıye isimleri de vardır.

51. Zariyat Suresi:

*Toprağı tozu etrafa savuran rüzgarlar anlamına gelir.

53. Necm Suresi:

*Yıldız demektir.

57. Hadid Suresi:

*Demir anlamına gelmektedir.

*’’Sebbeha’’ ve ‘’yüsebbihu’’ kelimeleriyle başlayan ve ‘Müsebbihat’ olarak tanınan surelerin ilkidir.

82. İnfitar Suresi:

*Yarılmak anlamına gelir. Göğün yarılmasından bahsettiği için bu isimle anılmıştır.

88. Ğaşiye Suresi:

*Örten, bürüyen anlamlarına gelir.

94. İnşirah Suresi:

*açılmak, genişlemek, sevinmek anlamlarına gelmektedir.

96. Alak Suresi:

*Asılıp tutunan anlamına gelmektedir.

  1. Adiyat Suresi:

*Koşan atlar anlamına gelir.

  1. Karia Suresi:

*Kapı çalan anlamına gelmektedir.

  1. Tekasür Suresi:

*Çokluk yarışı ve çoklukla övünmek anlamlarına gelir.

  1. Maun Suresi:

*Zekat vermek, birine maddi yardımda bulunmak anlamına gelir.

  1. Kevser Suresi:

*Çok nimet demektir.

110. Nasr Suresi:

*yardım, zafer anlamlarına gelir.

dhbt Not: ’Elhamdülillah’’ ibaresiyle başlayan sureler: ’Fatiha, En’am, Kehf, Sebe, Fatır’’ sureleridir. Not: *Bakara ve Al-i İmran surelerine ’Zehraveyn’’, Felak ve Nas surelerine ‘’Muavizeteyn’’ denir. Not: Müsebbihat sureleri; ’Hadid, Haşr, Saff, Cuma, Tegabün’’ sureleridir.

*Yedi harften kastın ne olduğu ile ilgili Görüşler Şunlardır;

-Arap kabilelerinden meşhur olan yedisinin lehçesidir. (çoğunluk bu görüştedir)

-Meşhur yedi imamın kıraatidir.

-Aynı manaya gelen çeşitli lafızlardır.

-Kur’an’ın yedi ana konusudur. (emir, neyih, helal, haram, muhkem, müteşabih ve emsal )

-Yedi vecihtir.

*On Kıraat imamı Şunlardır:

-Nafi b. Abdurrahman/Medine -İbn Kesir/Mekke -Ebu Amr b. Ala/Basra -İbn Amir/Şam

-Kisai /Kufe -Asım b. Behdele /Kufe -Ebu Ca’fer /Medine

-Hamza b. Habib /Kufe -Ya’kup el-Hadrami -Halef b. Haşem /Kufe

Tefsir Usulü ve Tarihi: Tefsir Usulü Kaynakları:

Not: Birden çok Kur’an ilmini bir araya toplayıcı mahiyette kaleme alınan ilk eser ’Haris el-Muhasibi’’nin

el-Akl ve Fehmu’l-Kur’an’’ adlı eseridir.

Not: İlk tefsir usulü kitabı ‘’Said el-Hufi’’nin ’el-Burhan fi Ulumi’l-Kur’an’’ adlı eseridir.

Tefsir İlminin Temel Kaynakları:

  1. Tefsir:

*Tefsir kavramı, Kur’an ayetlerini Arap dili ve edebiyatı açısından tahlile tabi tutup kastedilen manayı tespit etmek diye tanımlanmıştır.

*Tefsirde oluşan ihtilafların sebepleri şunlardır;

-Kıraat farklılıkları

-Kur’an’i lafızların çok anlamlılığı

-Hükümlerin genel-özel (mutlak-mukayyed) anlam ifade ettiği konusundaki ihtilaflar

-Umum-husus ifade ettiği konusundaki ihtilaflar

-Nasih-mensuh konusundaki ihtilaflar

-Muhkem-Müteşabih konusundaki ihtilaflar

-Seleften gelen farklı rivayetler

  1. Te’vil:

*Te’vil kavramı, bir sözün muhtemel anlamlarından birini seçerek o sözle ilgili asıl manaya ulaşmak demektir. Bu bilimle uğraşana ise ‘müfessir’ denir.

Not: Te’vile konu olan ayetler muhtelif manaları çatısı altına almayıp tek bir anlama geliyorsa, o durumda te’vil değil tefsirden söz etmek gerekmektedir. Çünkü tefsir, tek anlama gelebilen; te’vil ise, birden fazla manayı da içeren kelime ya da cümleler için söz konusudur.

Te’vil ile Tefsir arasındaki farklar:

-Tefsir, Peygamber ve sahabeden geldiği için kesinlik arz eder; Te’vil ise kesinlik ifade etmez

-Tefsir, ekseriya ayetlerin lafızlarında; Te’vil ise, lafızların manalarında görülür.

-Tefsir, hakikate delalet ettiği için ekseriyetle tek bir anlam; Te’vil ise, yoruma müsait olması hasebiyle birden çok anlam söz konusudur.

-Tefsir, hakikat yoluyla lafızların zahiri manalarını; Te’vil ise, onların içsel anlamlarını ortaya çıkarmaktadır.

-Te’vil, genellikle semavi kitaplarda kullanılır; Tefsir ise, bu kitaplarda kullanıldığı gibi bunların dışındaki kitaplarda da kullanılmaktadır.

  1. Meal:

*Meal, Kur’an’ın kendisi değil çevirenin Kur’an’dan anladığıdır. Bu nedenle meallerde bazı farklılıklar görülebilir.

*Meallerde görülen farklılıkların nedenleri şunlardır;

-Ayetin anlamı çevrildiği dildeki yakın anlamlı kelimelerle verilmeye çalışılması.

-Çevirmenlerin ayetleri anlama ve ifade etmelerinde ki farklılıkları

-İnsanların algılama düzeyi ve ifade etme gücündeki farklılıkları.

-Ayetlerin anlam zenginliği ve derinliği sebebiyle, çevirmenlerin bazen anlamlardan birini tercih etmeleri.

  1. Tercüme:

*Tercüme kavramı, bir sözün manasını diğer bir lisanda dengi bir tabirle aynen ifade etmektir.

Not: Elmalılı Muhammed Hamdi, Kur’an’ın sahip olduğu edebi, ilmi, mucizevi vs. özelliklerinden dolayı herhangi bir dile tam tercümesi veya meali mükmün değildir. Bu yüzden Kur’an’ın yapılacak tercüme ve meallerinin ancak tefsir ve te’villerle yapılması gerektiğini söylemiştir.

Tefsir Tarihi:

  1. Hz. Peygamber’in Yaşadığı Dönemde Tefsir:

*Kur’an’ın ilk müfessiri asıl itibariyle Kur’an’ın kendisidir, sonraki ilk müfessiri Resulullah a.s.dır.

*Resululah a.s.ın Kur’an’ı açıklama şekilleri:

-Mücmelin Tebyini; Kendisinden ne kastedildiği kapalı olup, anlaşılması için ilave bir beyana ihtiyaç duyan lafızdır.

-Mübhemin Tafsili; Kelime ve nitelemenin Kur’an’da açık değil de ism-i işaretler, ism-i mevsuller, zamirler, cins isimleri, belirsiz zaman zarları ve belirsiz mekan isimleriyle zikredilen lafızlardır.

Not: Mübhem lafızların açıklığa kavuşturulmasında belirleyici olan rivayetlerdir. Bundan dolayı tefsir tarihinde mübhem lafızların açıklığa kavuşturulması noktasında sahabe kavilleri bağlayıcı görülmüştür.

Umumun Tahsisi; Lafız veya mana bakımından kapsamına giren bütün fertleri kapsayan lafızdır.

Mutlakın Takyidi; Herhangi bir lafzın anlam yönüyle kayıt altına alınmaması, bir başka kelime ya da

niteleme ile belirginleştirilmemesi demektir. Mutlak olarak kullanılmış bir lafzın belirgin hale getirilmesi ‘takyid’ olarak adlandırılır.

Not: Hitabın muhatapları açısından kapsayıcı olup bir kısıtlama getirilmeyen lafızlar umum lafızlar’, vaz ettiği hüküm açısından hükmün uygulanmasında kısıtlama getirilmemiş, belirginleştirilmemiş lafızlara ise mutlak lafız’ denir.

Müşkilin Tazvihi; Kur’an ayetleri arasında ilk bakışta var olduğu sanılan ihtilaf ve tenakuz durumuna denir. Bu durumları inceleyen ilme de ‘’müşkilü’l-Kur’an’’ denir.

Beyan, Allah Resulü’nün Kur’ani nasları gerektiği şekilde açıklamasıdır.

Teşri, Peygamberimizin gerektiği durum ve şartlara göre hüküm koymasıdır.

  1. Sahabe Döneminde Tefsir:

*Sahabe, ayetlerin indirilme sebebini ve Peygamberimizin onlara öğrettiği her türlü bilgiyi naklederek tefsir ilminin temelini atmışlardır.

*Sahabe tefsirinin genel özellikleri:

-En önemli özellikleri, ayeti ayetle, nüzul sebepleri ve Resulullah a.s.’dan işitmiş oldukları açıklamalarla tefsir etmeleridir.

-Kur’an’ı ayet ayet baştan sona tefsir etmişlerdir.

-Sahabeler arasında tevnevvü (çeşitlilik) ihtilafı denilebilecek bir kısım ihtilaflar ortaya çıkmıştır.

-Ahkam ayetlerinden hüküm istinbatında bulunmamışlardır.

-Tefsir bu dönemde henüz tedvin edilmemiştir.

-Ayetlerin inmesine sebep olan olaylara şahit olmalarından dolayı nüzul sebeplerini açıklamışlardır.

-Kur’an-ı açıklarken kısa açıklamalarla yetinmiş, icmali anlamla sınırlandırmışlardır.

Not: ’Tercümanü’l-Kur’an’’ adıyla anılan ’Abdullah b. Abbas’’ tefsirle ilgili rivayetleri oldukça fazla olan sahabilerden biri olup, öğrencileri vasıtasıyla Mekke tefsir ekolünün kurucusu sayılmıştır. Müteşabih

ayetleri daha çok rey ve içtihatla te’vil yoluna gitmiştir. Onun rey ve içtihada dayanan tefsir ekolü daha sonra Hanefi mezhebinin doğmasında etkili olmuştur.

  1. Tabiin Döneminde Tefsir:

*Mekke tefsir mektebi; Nakle dayalı rivayet yöntemini esas alırlar. İlk tefsir mektebi olan bu mektep, Müslümanların tefsirde en büyük otorite kabul ettiği ve ’Tercümanü’l-Kur’an’’ olarak tanınan ’Abdullah

  1. Abbas’’ tarafından kurulmuştur.

*Medine tefsir mektebi; ‘’Ubey b. Ka’b ‘’ın faaliyetleri ile ortaya çıkmıştır.

*Irak-Kufe Rey mektebi; ‘’Abdullah b. Mes’ud’’ tarafından kurulmuştur. Naklin yanında reye dayalı dirayet yöntemini kullanmışlardır.

*Tabiun tefsirinin genel özellikleri;

-Kur’an’ın bütünü tefsire konu olmuştur.

-Geniş fıkhi izahlar, ayetlerden istinbat ve istidlal yoluyla çıkarılan hüküm ve tarihi bilgiler yer almıştır.

-İsrailiyat denilen gayr-i İslami bilgiler bu devirde Kur’an tefsirine girmiştir.

-Tefsir henüz tedvin edilmemiştir.

-Kur’an ayetini tefsir ederken bazen kıyas kullanılmıştır.

Tefsirin Tedvin Dönemi:

*İlk iki nesil boyunca şifahen nakledilen tefsir rivayetleri, ancak etbau’t-tabin döneminde yani H.2. asrın

ikinci yarısında tedvin edilmiştir.

Not: Kur’an’a dair nakilleri bir araya toplayarak onu baştan sona tefsir eden ilk kişi Mukatil b. Süleyman’’ (Tefsirü’l-kebir)’dir.

-Süfyan es-Sevri (Tefisrü’s-Sevri) -Yahya b. Sellam (Tefsiru Yahya)

-Yahya b. Ziyad el-Ferra (Menai’l-Kur’an) -Ma’mer b. el-Müsenna (Mecazu’l-Kur’an)

-Abdurrezzak b. Hemmam gibi şahsiyetlerde müstakil tefsirler kaleme alan müfessirlerdendir.

Kaynak Bakımından Tefsir Çeşitleri:

    1. Rivayet Tefsirleri:

*Rivayet tefsirlerine ‘’ me’sur, menkul, nakli tefsir ‘’ adı da verilmiştir.

*Rivayet tefsiri, ‘’ Kur’an’a, Hz. Peygamber’in sünnetine, seleften nakledilen haberlere, Arap dili ve cahiliye Arap şiirine dayanan tefsir’’ diye tanımlanabilir.

*Rivayet tefsirinin zaaf noktaları;

-Tefsirde uydurma hadislerin çok olması

-İsnatların hazfedilerek sadece metinlerin yer alması

-İsrailiyata dair haberlerin tefsire karışması

Not: İsraili haberler Kur’an’ı tefsire ilk defa ‘’Abdullah b. Sellam, Ka’bu’l-Ahbar, Vehb b. Münebbih ve

İbn Cüreyc ‘’ gibi önceden Yahudi ve Hristiyan iken Müslümanlığı kabul etmiş Tevrat ve İncil’i çok iyi bilen kişiler tarafından girmiştir.

dhbt not

Dirayet Tefsirleri:

*Kur’an tefsirinde Peygamberimiz ve ashabından gelen rivayetler dışında kendi görüş ve düşüncelerini de aktaran akla dayalı yönteme denir.

*Dirayet tefsirine, ‘’ ma’kul ve Rey ‘’ adları da verilmiştir.

*Dirayet yöntemini kullanan müfessirler, tefsirde lügat, gramer ve edebiyat gibi dil bilimle ilgili ilimlere önem vermişlerdir. Ayrıca tefsirde hadis, fıkıh ve kelam gibi ilimler yanında felsefi ilimleri ve müspet bilimi de kullanmışlardır.

Not: ‘’ Ebu Mansur el-Maturidi ’’ yazdığı ‘’ Te’vilatu’l-Kur’an ’’ adlı eseri ile dirayet tefsirinin kurucusu olduğu kabul edilmektedir.

Yöntem Bakımından/Niteliklerine Göre Tefsirler:

  1. Lugavi Tefsir:

*Kur’an’ın dilini ele alan ve Kur’an’ı filolojik yönden inceleyen eserlerdir.

*Sırf dil bakımından yapılan tefsirler, Garibu’l Kur’an adındaki birçok eserin konusu olmuştur.

  1. Mezhebi (Kelami) Tefsir Ekolleri:

*Tefsir literatüründe, mezhebi tefsir ekolleri itikat ve kelam alanındaki mezhepler için kullanılır.

3.İşari Tefsir Ekolü:

*Keşif, ilham ve sezgi yoluyla elde edilen batıni/ledünni bilgiyle Kur’an ayetlerinin bir kısmını veya tamamını yorumlama yönteminin ismidir.

*Bu yöntemde yorumlama tarzı, işaret ve remz; yorumların kaynağı, keşif ve ilham; ortaya çıkan bilgi ise ’hakikat, latife ve sır’’ olarak adlandırılır.

Not: ’Abdurrahman es-Sülemi’’ nin yazdığı ’Hakaiku’t-Tefsir’’ adlı eseri kendinden önceki işari yorumları bir araya getirdiği için işari tefsirin kaynağı kabul edilir.

  1. Fıkhi Tefsir Ekolü:

*Fıkıh tefsiri, fıkıh konuları olan ibadat, muamelat ve ukubat ile ilgili, Kur’an’daki amele yönelik ayetleri tefsir eder. Bu akımın konusu ahkam ayetleri olduğu için bu tefsire ‘ahkam tefsiri’ de denilmiştir.

5.Çağdaş Tefsir Ekolleri:

*Tefsir tarihi sürecinde klasik tefsir ekollerinin dışında 19.yy sonrasında yeni tefsir ekolleri ortaya çıkmıştır. Bunların sistemleşmesi ve müstakilleşmesi modern zamanda olmuştur. Bunlar;

    1. Konulu tefsir ekolü; * Tefsiru’l-mevzui’ olarak da adlandırılan konulu tefsir, Kur’an’daki bir konuyu, Kur’an’ın temel hedef ve ilkelerine uygun bir şekilde belli usuller çerçevesinde bütüncül olarak araştırıp ortaya koyma yöntemine verilen isimdir.

    2. İçtimai tefsir ekolü; *Kur’an’ın bir hidayet kitabı olmasını merkeze alarak mesajın aracısız olarak topluma ulaşmasını ve toplumdaki siyasi, sosyal ve kültürel sorunlara Kur’an’dan çözüm üretmeyi amaçlayan akıma verilen isimdir. Bu akıma modernist tefsir’ akımı da denir. Pozitivizmin etkili olduğu

19. Asrın son çeyreğinde ortaya çıkan tepkisel bir tefsir akımıdır.

Not: Akımın ilk çıktığı yer Mısır, ilk temsilcisi ise ‘’ Muhammed Abduh’’ tur. İkinci temsilcisi Abduh’un öğrencisi ’Reşid Rıza’’ (menat isimli tefsiri var ) dır. Diğer temsilcileri ise, ’Mustafa el-Meğari (Tefsir’ul- Meraği) ve ’Seyyid Kutup (Fi Zilali’l-kur’an)’’ dır.

    1. Bilimsel tefsir ekolü;

*Kur’an’daki evren, insan ve canlılarla ilgili kevni ayetlerin, pozitif bilimlerin verileriyle tefsir edilmesini amaçlayan akım ve ekole verilen isimdir.

Not: Bu ekol 20. Asırda Mısırlı ‘’Tantavi Cevheri’’ ile zirveye ulaşmıştır. ‘’el-Cevahir fi Tefsiri’l-Kur’an’’

adlı 25 ciltlik bir bilimsel tefsir yazmıştır.

dhbt not :

Edebi Tefsir;

*Kur’an’ın belagatı, muhteva zenginliği, içerdiği esasların insanlığa yetmesi, gayba dair haberler ihtiva etmesi ve daima yani kalması gibi konuları ele alır.

Not: Edebi tefsir ekolünün kurucusu ’Emin el-Huli ve talebesi Dr. Aişe Abdurrahman ile Muhammed Ahmed Halefullah’’ tır.

    1. Tarihi tefsir;

*Kur’an’ın nüzul sırası göz önünde bulundurularak tefsir edilmesini amaçlayan yöntemdir.

*‘’Muhammed İzzet Derzevi’nin ‘et-Tefsiru’l-Hadis’’i örnek verilebilir.

Önde gelen RİVAYET tefsirleri şunlardır;

-et-Taberi -‘’Camiu’l-Beyan an Te’vil-i Ayi’l-Kur’an’’

-es-Semerkandi -‘’Tefsiru’-l Kur’ani’l-Azim’’ ( tasavvufi-işari tefsirin ilk örneğidir.)

-el-Begavi -‘’Mealimu’t-Tenzil’’

-İbn Kesir -‘’Tefsiru’l-Kur’an’il Azim’’

el-Firuzabadi -‘’Tenviru’l-Mikbas’’

-es-Suyuti -‘’ed-Durru’l-Mensur’’

-Ebi Hatim -‘’Tefsiru’l-Kur’an’il Azim’’

-İbnü’l-Cevzi -‘’Zadü’l-mesir’’

İbn Atiyye el-Endelusi –‘’el-Muharrerü’l-veciz’’

Önde gelen DİRAYET tefsirleri şunlardır;

-el-Ferra ‘’Meani’l-Kur’an’’

İbn Kuteybe -‘’ Te’vilü Müşkili’l Kur’an’’

Zemahşeri -‘’el-Keşşaf’’

er-Razi – ‘ Mefatühu’l-Gayb’’

Beyzavi ‘’Envaru’t-Tenzil’’

en-Nesefi ’Medariku’t-Tenzil’’

-Maturidi ’Te’vilat’ul-Kur’an’’

-Kuşeyri ‘’Letaifü’l-işarat’’

-İ.Hakkı Busrevi – ‘ Ruhu’l-Beyan’’

a. Mutezili tefsir ekolü;

-Ebu Müslim el-İsfehani -‘’ Camiü’t-Te’vil ‘’

-Kadı Abdulcebbar -‘’Tenzihu’l Kur’an ‘’

Şerif Murteza -‘’Ğureru’l-Fevaid’’

-Zemahşeri -‘’el-Keşşaf’’

-Şia tefsir ekolü;

el-Kummi ‘’Tefsir’ul-Kummi’’

-et-Tusi -‘’ et-Tibyan’’

-Tabressi -‘’ Mecmeu’l-Beyan’’

Tabatabi -‘’ el-Mizan’’

-Harici tefsir ekolü;

Muhammed b. Yusuf Itfiyyiş -‘’Himyanü’z-Zad ila Dari’l-Mead’’

*Önde gelen İŞARİ tefsirleri şunlardır;

-Sehl et-Tüsteri ‘’Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim’’

Kuşeyri ‘’Letaifü’l-İşarat’’

-Gazzali – ‘’İhyau ulumi’d-din ve Cevahiru’l-Kur’an’’

*Meşhur olan AHKAM tefsirleri şunlardır;

-İmam Şafi ’Ahkamu’l-Kur’an’’

-Tahavi ’Ahkamu’l-Kur’an’’

Cessas ’Ahkamu’l-Kur’an’’

Kiya el-Herrasi ’Ahkamu’l-Kur’an’’

-Ebu Bekir İbnü’l Arabi ’Ahkamu’l-Kur’an’’

-Kurtubi, el-Cami’ li Ahkamu’l-Kur’an’’

es-Sabuni – ‘ Revaiü’l-Beyan fi Tefsiri Ahkamu’l-Kur’an’

Kur’an’ın İndiriliş Süreci İle İlgili Özellikler:

*Mekki surelerin özellikleri:

Tevhit ve ahiret inancı konularına ağırlık verilmiştir.

-Müslümanlar ibadete alıştırılmıştır.

-Güçsüzü, zayıfı koruyan ahlak anlayışı getirilmiştir.

-Müşriklerin şiddetli tepkisiyle karşılaşan müminlere sabır ve direnç göstermeleri tavsiye edilmiştir.

-‘ey insanlar’ lafzı çoğunlukla bu surelerde kullanılmıştır.

-Kur’an surelerinin yaklaşık 4/3’ü mekkidir.

*Medeni surelerin özellikleri:

-Toplum hayatını düzenleyen ilkeler getirilmiştir.

-Namaz hariç diğer ibadetler bu surelerde farz kılınmıştır.

-Cihad ve savaşla ilgili hükümler ve münafıklarla ilgili ayetler bu surelerde yer alır.

-Muamelat ve ibadete yönelik geniş açıklamalara yer verilmiştir.

Esbab-ı Nüzul:

*Bir veya daha fazla ayetin inmesine sebep olan olay veya soruya denir.

*Esbab-ı nüzulü bilmenin faydaları;

-Emredilen şeylerin hikmetleri anlaşılır, inanç kuvvetlenir.

-Ayetlerden kastedilen mana kolaylıkla anlaşılır, şüphe ve yanlışlıklar giderilir.

Nasih-Mensuh:

*Kaldırılmış olan ayete ‘’mensuh’’, hükmü ortadan kaldırılan ayete de ‘’nasih’’ denir.

*İslam alimleri dört tür nesihten söz etmektedir;

-Kur’an’ın Kur’an’ı neshi

-Kur’an’ın sünneti neshi

-Sünnetin sünneti neshi

-Sünnetin Kur’an’ı neshi ( ihtilaflı olan görüştür. )

Kur’an’ın Lafızlarına Dair İlimler:

Kur’an Lafızları ( Elfazu’l-Kur’an):

*Her biri kendi içinde müstakil bir çeşit olan ve belli prensip ve kurallara sahip olan lafız türlerini karşılayan bir kavramdır.

-İstiare; hakiki mana ile mecazi mana arasındaki benzerlikten dolayı bir kelimenin manasını başka bir kelime için kullanmaktır. İsti’are, mecaz-ı lugavi türüdür. Alakası, sadece benzerliktir.

-Mecaz-ı Mürsel; Bütünü zikredip parçayı kastetmek veya parçayı zikredip bütünü kastetmektir.

-Teşbih; Belli bir maksat için aralarındaki ortak bir nitelikten dolayı bir şeyi başka bir şeye benzetmeye verilen isimdir.

-Kinaye; Bir sözü, hakiki manası da kastedilebilecek şekilde, hakiki anlamın dışında bir anlamda kullanmaya verilen isimdir.

      1. Kur’an’daki Dar ve Geniş Anlamlı Lafızlar:

Hass; İlk vaz’da tek bir manaya veya sınırlı sayıdaki fertlere delalet eden lafızdır.

Mutlak; Herhangi bir sıfatla kayıtlandığına dair delil bulunmayan lafızdır.

-Mukayyed; Herhangi bir sıfatla kayıtlanmış olan lafızdır.

-Amm; Bir anlamında sözlük anlamına uygun olarak bütün fertleri istisnasız bir şekilde kapsayan lafızdır.

*Kur’an’daki umum ifade eden lafızların önemlileri şunlardır;

-Hepsi, her ve bütün kelimeleri

-İsm-i mevsuller

-Başında lam-ı tarif bulunan kelimeler

-Cins isimleri

-Şart isimleri

-Olumsuz cümlede geçen nekra kelimeler

dhbt not

Kur’an’daki Anlamı Kapalı Lafızlar:

Garibu’l-Kur’an; Manası sözlüklere veya uzmanlara başvurulmadan anlaşılmayan kapalı lafızlardır.

dhbt Not: Kur’an’da yer alan garip kelimeler ile ilgili ilk çalışmayı ‘’Nafi b. Ezrak’’ yapmıştır.

-Mübhematü’l-Kur’an; İsimleri doğrudan zikredilmeyip ism-i mevsul, zamir, künye, lakap ve sıfatla kapalı bir şekilde ifade edilen lafızlardır.

Mücmel-Mubeyyen; ‘Mücmel’, bir açıklama yapılmadıkça kendisinden kastedilen mananın anlaşılmadığı lafızlardır.

Bir kelimenin mücmel olmasına neden olan özellikler;

-Kelimenin zıt anlamlar içermesi

-Zamirlerin neye raci olduğunun bilinmemesi

-Garip kelimelerin kullanılması

-Çok kullanılmayan bazı kelimelerin kullanılması

Mübeyyen’ ise, açıklanan-beyan edilen demektir.

Kur’an’da Lafızlar Arası İlişkiler:

Mütebayin Lafızlar; Lafızları ve anlamları farklı kelimelerdir.

Müteradif lafızlar; Lafızları farklı, anlamları aynı olan kelimelerdir.

Mütekarib lafızlar; Lafızları farklı, anlamları yakın olan kelimelerdir.

Müşterek lafızlar; Birçok farklı anlama delalet eden lafızlardır.

*Müşterek konusuyla ilgili tefsir analında müstakil bir Kur’an ilmi gelişmiştir: ‘’el-Vücuh ve’n-Nezair’’.

Vücuh, müşterek kelimelerin sahip olduğu farklı anlamlardır.

Nezair, müşterek lafzın sahip olduğu anlamlardan herhangi birinin Kur’an’daki kullanıldığı yerlerdir.

-Müstezad Lafızlar; Aynı anda zıt iki anlama sahip olabilen lafızlardır.

Dil Merkezli Kur’an İlimleri:

Esmalü’l-Kur’an; Kur’an-ı Kerim’deki meseller ve bunlardan bahseden ilimdir.

Not: Daha önce benzerleri için kullanılan bir meselenin yeni bir durum için söylenmesine ‘’Darb-ı mesel’’

denir.

-Aksamü’l-Kur’an; Yemin, söz, anlaşma gibi anlamlara gelir. İslam öncesi Arap toplumunda yaygın olarak kullanılan kasem, ifadeyi pekiştirmek için kullanılır.

Kur’an’ın Manalarına Dair İlimler:

-Muhkem-Müteşabih; Muhkem’, herkes tarafından anlaşılabilen, tek manası olan ayetlerdir. ‘Müteşabih ise’ birden fazla manya gelen, manası açık olamayıp manasında kapalılık bulunan, bu kapalılığı gidermek için harici bir delile veya açıklamaya ihtiyaç duyulan ayetlerdir.

-Huruf-u Mukatta’a;

*Bu harfleri tefsir etmeye çalışanlar arasında en çok kabul gören görüşler şunlardır;

-Bu harfler sure isimleridir.

-Bu harflerin her biri Allah’ın isimlerinden veya sıfatlarından birine veya başka bir ismin ilk harfine delalet eder.

-Kur’an’ın isimleridir.

-Bu harflerle Allah yemin etmiştir.

-Bu harflerle müşriklerin ilgi ve dikkatini çekmek ve onlara meydan okumak için kullanılmıştır.

-Kur’an’daki Çeliki Vehmi ( Müşkilu’l-Kur’an): Kur’an-ı Kerim ayetleri arasında ilk bakışta ihtilaf ve çelişki gibi görünen durumları inceleyen ilimdir.

*Gazzali’ye göre, ayette zikredilen ihtilaftan maksat, Kur’an’ın kaynağıyla ilgili cevabı verilmeyen ve izah edilemeyen ihtilaflardır. Çok anlamlı (müşterek) bir kelimenin hangi anlamda kullanıldığı şeklinde bir

ihtilaf kastedilmemiştir.

Kur’an’ın Siyakı ( Ayetler ve Sureler arası münasebet); ‘Siyak’, uslubundan öncesi ve sonrasındaki cümlelerle oluşturduğu uyum ve söylendiği ortamdan hareketle sözün maksadını ve gayesini anlamaya çalışmaktır. Sibak ise’, baş tarafı ile olan bağlantısı, sözün öncesinden gelen mana demektir.

*Siyak-sibak ilkesinin Kur’andaki hiyerarşisi şu şekildedir;

-Ayet içi cümleler arasındaki siyak

-Ayetler grubu arası siyak

-Sure içi siyak münasebeti

-Kur’an’ın bütünlüğü açısından siyak

Not: Siyak ilkesi Kur’an’ın doğru anlaşılıp tefsir edilmesine katkı sağlayan en önemli mana ilimlerinden birisidir. Kur’an ayetlerini siyak-sibak açısından değerlendirmek, Kur’an-ı doğru anlamanın en önemli yollarından biridir.

-Kur’an’ın İ’cazı (İ’cazu’l-Kur’an);

*Kur’an’ın İ’caz yönleri;

-Dil ve nazım yönünden mucizdir.

-İlmi yönden mucizdir.

-Gaybi haberleri vermesi yönünden mucizdir.

-İnşa ettiği medeniyet yönünden mucizdir.

-Kur’an’ın müşrikler tarafından değiştirilmek istenmesine rağmen günümüze kadar değiştirilememiş olması da onun mucize olduğunun bir göstergesidir.

-Sure Başlangıçları; Surelere ‘’Hurufu Mukatta, Nida, Hamd, Haber, Yemin, Şart, Emir, Soru, Dilek, Ta’lil’’

ile başlanılmıştır.

Kur’an Tefsirinde İsrailiyat:

*İsrailiyat; Yahudi, Hristiyan yani ehl-i kitap kaynaklardan ve diğer kültürlerden Kur’an tefsirine girmiş olan rivayetlerdir.

*İsrailiyat, Kur’an’da kısa ve kapalı olarak bahsedilen kıssaların tefsiri etrafında tefsire girmiştir.

*İsrailiyata dair bilgiler Abdullah b. Selam, Vehb b. Münebbih ve Ka’b el-Ahbar’’ gibi ehl-i kitaptan olup Müslüman olmuş kimseler aracılığıyla alınmıştır.

*İsrailiyat türü haberlerin tefsirlere girmesinin sebeplerinden bazıları şunlardır;

-İlk Müslümanların kültür seviyelerinin düşük olması

-Müslüman görünüp de İslam’a düşman olanların kasti tavırlarının olması

-Ehl-i kitap’tan Müslüman olanların, İslam toplumunda seçkin, bilgili kişilerden sayılabilme istekleri

-Ehl-i kitap’tan yeni Müslüman olanların, eski kültürlerini üzerinden atamamış olmaları.

İsrailiyat’ın Kur’an Tefsirine Giriş Yolları;

-Önceki kültürlerden kendini kurtaramayan mühtedilerden gelen nakiller

-İsraili rivayetleri tahsis etmek için israiliyata müracaat edenler.

-Ehl-i kitap hanımlarıyla evlenme izninin doğurduğu mevcut ortamda yetişen yorumcular.

-İslam düşmanlarının, İslam’ın ruhunu kirletmek için kasıtlı olarak uydurup ortaya attıkları rivayetler.

-Bazı hikayecilerin halkı oyalamak ve beğeni toplamak için uydurdukları rivayetler.

-Ehl-i sünnete karşı cephe alan bazı sapık fırkaların siyasi maksatla uydurdukları rivayetler.

-Bazı konuların detayını bildirip izah etmek için alınmış rivayetler.

Not : Diğer ders notları için bu linke tıklayarak ulaşabiliriz. https://diyanetbilgi.com/dhbt-2/

Bu ders notları hiçbir şekilde kopyalanıp paylaşılamaz telif hakları diyanetbilgi.com web sitesine aittir.

Yorum Yap

Yorum Yap